<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yazarlar &#8211; Paris Yayınları</title>
	<atom:link href="https://parisyayinlari.com/kitap-kategori/yazarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parisyayinlari.com</link>
	<description>Bilinçli insan, bilgili insan</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Oct 2026 10:50:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://parisyayinlari.com/wp-content/uploads/2020/07/cropped-parisfavicon-36x36.png</url>
	<title>Yazarlar &#8211; Paris Yayınları</title>
	<link>https://parisyayinlari.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bilimkurgu Seçkisi: Geleceğin Hikâyeleriyle Buluşma Zamanı!</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/bilimkurgu-seckisi-gelecegin-hikayeleriyle-bulusma-zamani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:42:43 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4282</guid>

					<description><![CDATA[<div class="members-access-error">Sorry, but you do not have permission to view this content.</div>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="members-access-error">Sorry, but you do not have permission to view this content.</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Latin Amerika Seçkisi: Devlerin Buluştuğu Özel İndirimli Set</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/latin-amerika-seckisi-devlerin-bulustugu-ozel-indirimli-set/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:45:45 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4262</guid>

					<description><![CDATA[<div class="members-access-error">Sorry, but you do not have permission to view this content.</div>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="members-access-error">Sorry, but you do not have permission to view this content.</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kültürel Tarih Seti:  Acının, İşkencenin, Ölümün ve Cezalandırmanın Tarihi</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/kulturel-tarih-seti-acinin-iskencenin-olumun-ve-cezalandirmanin-tarihi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:38:00 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4249</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote><em>Acının, İşkencenin, Ölümün ve Cezalandırmanın Tarihi</em> başlıklı kitaplarımız, insanlık tarihinin en karanlık ve çoğu zaman göz ardı edilen yönlerini ele alan kapsamlı çalışmalardır.</blockquote>
<p style="text-align: right;"></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: left;"></div>
<div style="text-align: left;">Bu dizide yer alan kitaplar; farklı dönemlerde uygulanan cezalandırma yöntemlerini, işkence pratiklerini, acıyı duyumsama çeşitlerini ve ölüm biçimlerini tarihsel bağlamı içinde incelerken, aynı zamanda bu uygulamaların arkasındaki toplumsal, siyasal ve kültürel dinamikleri de ortaya koymaktadır. Antik çağlardan modern döneme uzanan geniş bir perspektifle hazırlanan dizimiz, tarihsel bilgi sunmanın ötesinde ceza, ölüm, işkence ve acı kavramının felsefi dönüşümlerini sorgulamaktadır.</div>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmayı Durdurmak Antonella Viola</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/yaslanmayi-durdurma-antonella-viola/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:07:46 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4355</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: center;">Yaşlanma herkesin farklı şekilde deneyimlediği ancak hepimizi etkileyen evrensel bir süreçtir. Antonella Viola bu doğal dönüşümü bilimsel bir yaklaşımla ele alarak yaşlanmayı reddetmek yerine bilinçli bir şekilde kabullenmenin önemini vurguluyor.</p>
</blockquote>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Vücudumuz yaşam boyu sürekli değişir ve her değişim dengede olmayı gerektirir. Yaşlanmak işlev kaybıyla ilişkilidir ve bu da bizi daha kırılgan hale getirir. Ancak yaşlanmanın tüm belirtileri zararlı değildir. Beyaz saçlar ya da kırışıklıklar sağlığımıza zarar vermez, sadece yaşlanmanın dışa yansıyan işaretleridir. Asıl mesele kalbimizi sağlıklı ve kaslarımızı güçlü tutmaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Viola yaşlanmanın biyolojik ve evrimsel nedenlerini açıklarken yanlış teoriler ve moda diyetlerden uzak, bilimsel gerçeklere dayalı bir rehber sunuyor.</p>
<p style="text-align: center;">Biyolojik yaş nedir ve nasıl hesaplanır?</p>
<p style="text-align: center;">Kadınların üreme yeteneği neden belli bir yaşta sona erer? Vücudun yaşlanmaya başladığı belirli bir zaman var mı?</p>
<p style="text-align: center;">Bu gibi sorulara yanıt bulacağınız kitap zamanı geri çeviremeyeceğimizi ama onu doğru bir ruh haliyle karşılayabileceğimizi gösteriyor.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><em>Yaşlanmayı Durdurmak </em></strong>gençlik saplantısından uzaklaşıp yaşamın her aşamasını bilinçle karşılamaya davet ediyor.</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sonra Ali Volkan Erdemir</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/sonra-ali-volkan-erdemir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 09:50:48 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4299</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote>Haruki Murakami, Kenzaburo Oe ve Yukio Mishima başta olmak üzere Japon edebiyatının en seçkin eserlerini Türkçeye kazandıran Ali Volkan Erdemir'den yankı yankı çoğalan bir içsöyleşi.</blockquote>
<p style="text-align: right;"></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ali Volkan Erdemir, <em>Sonra</em>’da kimi zaman bir haiku sadeliğinde, kimi zaman çağrışımlarla genişleyen bir bilinç akışı içinde, varoluşun en yalın ve cevaplanması zor sorularına dokunuyor.</p>
<p>Bu şiirlerde kaybolmakla kendini bulmak, yalnızlıkla barışıklık yan yana yürüyor, iç içe geçiyor.</p>
<p>Edebiyattan sinemaya, mitolojiden popüler kültüre uzanan göndermelerle zenginleşen <em>Sonra</em>, hem tanıdık hem de bir yandan tuhaf bir düş gibi.</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jestlerin Dili Wilhelm Wundt</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/jestlerin-dili-wilhelm-wundt/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:20:13 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4315</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote>Bedenimizin her bir hareketinin, toplumsal hafıza ve evrimsel sürecin izlerini taşıyan psikolojik birer belgeye dönüştüğü <em>Jestlerin Dili</em>, insanın neden ve nasıl anlaştığı sorusu güncelliğini yitirmedikçe eskimeyecek bir klasik niteliğinde!</blockquote>
<p style="text-align: right;"></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Wundt, yazmanın ve konuşmanın sonradan kazanılan zorlayıcı süreçler olması nedeniyle jestlerin yapay birer “icat” veya konuşmanın “ikamesi” olduğu yönündeki yaygın toplumsal inancı yıkar. Ona göre jestler “sessiz bir anlaşma” biçiminden çok insanlığın ortak ruhu olarak tanımladığı Völkerpsychologie kavramının en somut yansımalarından biridir.</p>
<p>Jestleri, yön gösteren (işaret edici), fiziksel dünyayı taklit eden, soyut kavramları simgeleyen ve sembolik anlamlar taşıyan hareketler olarak dört ana evrimsel grupta sınıflandıran Wundt’un nihai çıkış noktası, insan bilişinin ve zihninin işleyiş ilkelerini deşifre etmektir. Dilin henüz kelimelere dökülmediği, düşüncenin yalnızca bedenle can bulduğu o kadim kökenleri incelerken, her bir el hareketinin yahut bakışın rastgele birer devinim olmadığını; aksine insan zihninin evrensel yasalarını taşıyan bir sistemi işaret ettiğini öne sürer. Diller ve iletişim biçimleri üzerine çalışmanın insan zihninin karanlık noktalarını aydınlatacak en güçlü anahtar olduğu savıyla, teorisini sağır-dilsizlerden ilkel kabilelere, sessizlik yemini eden keşişlerden Kızılderililere uzanan çok yönlü bir satıhta titizlikle sınamaya koyulur.</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Revizyon Sanatı: Son Sözü Kurmak Peter Ho Davies</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/revizyon-sanati-son-sozu-kurmak-peter-ho-davies/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 20:43:33 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4287</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote><em>“Bir binanın inşasında iskele ne kadar vazgeçilmezse, bir metnin ilk taslağında ayrıntılar da o denli gereklidir. Ne var ki yapı tamamlandığında iskele nasıl sökülürse, hikâye kurulduktan sonra da bu ayrıntıların geri çekilmesi gerekir.
Böylesi bir kavrayıştan sonra Ernest Hemingway’in tavsiyesine kulak verebiliriz: Kurguyu ayakta tutan bilginin bir kısmını bilinçli olarak ‘dışarıda bırakmak’, yani </em><em>iskeleyi sökmek.”</em></blockquote>
<p style="text-align: right;"></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Revizyon </em><em>Sanatı: </em><em>Son</em><em>Sözü</em><em> Kurmak</em></strong>’ta Peter Ho Davies, yazarlık üzerine sıkça konuşulan ama çoğu zaman yeterince anlaşılamayan bir meseleye odaklanıyor: revizyon. Yazma sürecinin ayrılmaz bir parçası olmasına rağmen, okurun karşısına her zaman metnin yalnızca son hâli çıkar; bu yüzden revizyon süreci çoğu zaman görünmez, hatta gizemli kalır. Davies, bu görünmezliği ortadan kaldırmak için hem kendi romanlarından hem de Flannery O’Connor, Carmen Maria Machado ve Raymond Carver gibi yazarların metinlerinden örneklerle büyük yapıtlardaki revizyonun izini sürerek bir metnin nasıl değişip dönüşebileceğini gösteriyor.</p>
<p>Davies, hikâyemizi en iyi nasıl anlatacağımıza ancak onu gerçekten <em>bildiğimizde </em>karar verebileceğimizi öne sürer; fakat onu bilmenin yolunun da önce anlatmaktan geçtiğini ekler. Sonuç, çoğu zaman taslağın sonuna doğru ortaya çıkan bir geri besleme döngüsüdür: Hikâyeyi anlatma biçimimizin sınırlı ya da kısıtlayıcı olduğunu, yazmakta olduğumuz metni en kusursuz hâliyle sunmadığını fark ederiz. Bu farkındalık ise hikâyeyi köklü biçimde yeniden düzenlemeye zorlar. Bu nedenle bir romanın ilk taslağını tamamlamak çoğu zaman çetrefilli ve yanıltıcıdır; çünkü bitirdiğimiz taslak, neredeyse hiçbir zaman yola çıktığımız taslak değildir.</p>
<p><em>The Welsh Girl </em>(Galli Kız) ile 2007 <strong>Man Booker Ödülleri </strong>uzun listesine giren Peter Ho Davies’ten, yazma ve yeniden yazma pratiklerine dair yenilikçi bir çalışma.</p>
<p>&nbsp;</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etrüsk Gülümsemesi José Luis Sampedro</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/etrusk-gulumsemesi-jose-luis-sampedro/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 20:27:51 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4227</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote>Yaşlılık, ölüm ve yeniden sevebilme cesareti üzerine unutulmaz bir roman olan, ayrıca 2018 yılında Oded Binnun ve Mihal Brezis tarafından sinemaya da uyarlanan <em>Etrüsk Gülümsemesi </em>ilk kez Türkçede.</blockquote>
<p style="text-align: right;"></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>“Bu kitabı ben yazmadım; Etrüsk Gülümsemesi, onu iki yaşındayken kulağıma fısıldayan torunuma aittir.”</em><br />
<em>— José Luis Sampedro</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sert mizacı, yakınlarını çileden çıkaran titiz gözlemciliği ve olur olmaz yerde kahramanlık günlerini yad etmesiyle tanınan ihtiyar Salvatore, inzivaya çekildiği Calabria’daki evini geride bırakıp tedavi görmek üzere Milano’ya, uzun süredir arasının açık olduğu oğlunun evine yerleşir. Konulan kanser teşhisinin zorlayıcı tesiri bir yana, onun için asıl yıkım; alışkın olmadığı bu kuzey kentinin kasvetli ritmine ayak uydurmak, sığıntılık hissiyle yüzleşmek, tüylerini diken diken eden geliniyle bir orta yol bulma çabasına girişmek, eski dava arkadaşlarının geçmişle gelecek arasında durmadan yer değiştiren gölgesinde şimdiyi tecrübe etmektir.</p>
<p>Ancak yeni doğmuş torunuyla kurduğu beklenmedik bağ sayesinde hayatı bambaşka bir yöne evrilir. Partizan yoldaşlarının ona seslendiği adla, Bruno ismini taşıyan torununun masumiyeti, günleri sayılı bu huysuz ihtiyara ölmeyi öğreten bir keşif unsuruna dönüşür. Milano müzesinde gördüğü Etrüsk lahdi üzerindeki o esrarengiz gülümseme (ölümle alay eder gibi duran, faniliği sükûnetle karşılayan o kadim ifade) bu yolculukta onun yegâne pusulasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;">“İspanya’nın en berrak ve en isyankâr yazarı.” <strong><em>El Periódico de Catalunya</em></strong></p>
<p style="text-align: right;">“Gürültü patırtıdan uzak; sade, yoğun ve parlak bir hazine — eski çelikler gibi.” <strong><em>El País</em></strong></p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ötekiler Nasıl Yaşar? Jacob A. Riis</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/otekiler-nasil-yasar-jacob-a-riis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 09:37:24 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4117</guid>

					<description><![CDATA[<em>“Polis nihayet geçidin idaresini ele aldığında ve ıslah çalışmalarının ilk adımı olarak tüm ‘serseriler’ sürüldüğünde, edinilen tecrübeler doğrultusunda yapılan ilk iyileştirmelerden biri kanalizasyon girişine özel bir ızgara yerleştirmek olmuştu. Resmî raporda açıkça ifade edildiği üzere bu ızgara, ‘kanalizasyonları ve bağlantılı mahzenleri birer saklanma yerine çevirmeye meyilli kişilerin içeri girmesini engellemek amacıyla’ yerleştirilmişti. Gerçek şu ki, büyük tonozlu kanalizasyonlar Bataklık Melekleri olarak anılan hırsızlar için bir kaçış güzergâhı olmuştu. Polis tarafından kovalandıklarında hem bu kanalizasyonları kullanarak kolayca kaçıyor hem de çaldıkları malları burada saklıyorlardı.”</em>

&#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Ötekiler</em> <em>Nasıl</em> <em>Yaşar?</em> </strong>Jacob A. Riis’in 1880’ler New York gecekondu mahallelerinde hüküm süren yaşam koşullarını belgelediği, fotojurnalizmin öncü ve kurucu eserlerinden biridir.</p>
<p>Riis, hızla büyüyen New York’ta nüfus artışıyla birlikte birer müşterek meskene dönüşen kiralık evleri, bu alanlarda ortaya çıkan sağlık krizlerini ve kamusal ihmali ayrıntılı biçimde ele almış; suçun, yoksulluğun ve hastalığın münferit vakalar değil, modern kent yaşamının kurucu unsurları olduğu perspektifiyle ifşa edici gazeteciliğin (muckraking) ilk örneklerini literatüre kazandırmıştır.</p>
<p>Kentin orta ve üst sınıflarının büyük ölçüde habersiz olduğu bir dünyayı görünür kılan <em>Ötekiler Nasıl Yaşar? </em>hem bir sosyal reform çağrısı hem de 19. yüzyıl kent yaşamının çarpıcı bir panoraması olmasının yanı sıra, Jack London’ın <em>Uçurum İnsanları </em>(People of the Abyss) kitabına ilham vermesiyle  de  etkisini  Amerika’nın ötesine taşımıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiç Olmamış Gibi Zeynep Baki</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/hic-olmamis-gibi-zeynep-baki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 10:48:21 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4104</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote>“Unutmanın değil, hatırlamanın yükünü taşıyoruz.”</blockquote>
İlk kitabı <em>Güzel</em> <em>Kadınlar</em> <em>Çabuk</em> <em>Tükenir</em>’le güçlü bir çıkış yapan Zeynep Baki, <em>Hiç</em> <em>Olmamış</em> <em>Gibi</em>’de bu kez unutmanın, susmanın ve üstü örtülenin izini sürüyor. Gitmiş gibi yapıp kalanlar, kalmış gibi yapıp çoktan gidenler; yersiz yurtsuzlar, karanlığına saklananlar, kendi hayatında misafir gibi yaşayanlar bu öykülerin sessiz ama inatçı kahramanları. Baki, gündelik hayatın sıradan akışı içinde silikleşen kırılmaları, küçük jestlerin ve yarım bırakılmış cümlelerin ardına gizlenen büyük acıları incelikle açığa çıkarıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>İlk kitabı <em>Güzel</em> <em>Kadınlar</em> <em>Çabuk</em> <em>Tükenir</em>’le güçlü bir çıkış yapan Zeynep Baki, <em>Hiç</em> <em>Olmamış</em> <em>Gibi</em>’de bu kez unutmanın, susmanın ve üstü örtülenin izini sürüyor. Gitmiş gibi yapıp kalanlar, kalmış gibi yapıp çoktan gidenler; yersiz yurtsuzlar, karanlığına saklananlar, kendi hayatında misafir gibi yaşayanlar bu öykülerin sessiz ama inatçı kahramanları. Baki, gündelik hayatın sıradan akışı içinde silikleşen kırılmaları, küçük jestlerin ve yarım bırakılmış cümlelerin ardına gizlenen büyük acıları incelikle açığa çıkarıyor.</p>
<p>Geçmişle hesaplaşmayı sürekli erteleyen, acıyı basit bir tebessümle kamufle eden, suskunluğu bir siper gibi kuşanan kadınların ortak sesi bu kitapta yankılanıyor. <em>Hiç Olmamış Gibi</em>, unutmayı bir kurtuluş değil, hatırlamayı göze almanın bedeli olarak ele alırken; bastırılanın, ertelenenin ve dile gelmeyenin nasıl ağır bir yük haline geldiğini gösteriyor.</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
