<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Felsefe &#8211; Paris Yayınları</title>
	<atom:link href="https://parisyayinlari.com/kitap-kategori/felsefe/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://parisyayinlari.com</link>
	<description>Bilinçli insan, bilgili insan</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Oct 2026 10:50:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://parisyayinlari.com/wp-content/uploads/2020/07/cropped-parisfavicon-36x36.png</url>
	<title>Felsefe &#8211; Paris Yayınları</title>
	<link>https://parisyayinlari.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Jestlerin Dili Wilhelm Wundt</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/jestlerin-dili-wilhelm-wundt/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:20:13 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=4315</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote>Bedenimizin her bir hareketinin, toplumsal hafıza ve evrimsel sürecin izlerini taşıyan psikolojik birer belgeye dönüştüğü <em>Jestlerin Dili</em>, insanın neden ve nasıl anlaştığı sorusu güncelliğini yitirmedikçe eskimeyecek bir klasik niteliğinde!</blockquote>
<p style="text-align: right;"></p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Wundt, yazmanın ve konuşmanın sonradan kazanılan zorlayıcı süreçler olması nedeniyle jestlerin yapay birer “icat” veya konuşmanın “ikamesi” olduğu yönündeki yaygın toplumsal inancı yıkar. Ona göre jestler “sessiz bir anlaşma” biçiminden çok insanlığın ortak ruhu olarak tanımladığı Völkerpsychologie kavramının en somut yansımalarından biridir.</p>
<p>Jestleri, yön gösteren (işaret edici), fiziksel dünyayı taklit eden, soyut kavramları simgeleyen ve sembolik anlamlar taşıyan hareketler olarak dört ana evrimsel grupta sınıflandıran Wundt’un nihai çıkış noktası, insan bilişinin ve zihninin işleyiş ilkelerini deşifre etmektir. Dilin henüz kelimelere dökülmediği, düşüncenin yalnızca bedenle can bulduğu o kadim kökenleri incelerken, her bir el hareketinin yahut bakışın rastgele birer devinim olmadığını; aksine insan zihninin evrensel yasalarını taşıyan bir sistemi işaret ettiğini öne sürer. Diller ve iletişim biçimleri üzerine çalışmanın insan zihninin karanlık noktalarını aydınlatacak en güçlü anahtar olduğu savıyla, teorisini sağır-dilsizlerden ilkel kabilelere, sessizlik yemini eden keşişlerden Kızılderililere uzanan çok yönlü bir satıhta titizlikle sınamaya koyulur.</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zamanın Varlığı ve NeliğiEce Saraçoğlu</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/zamanin-varligi-ve-neligi-ece-saracoglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 14:53:52 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=3204</guid>

					<description><![CDATA[Zaman felsefesi, canlı ya da cansız tüm var olanları kuşatan evrenin bütününden hareketle, zamanın varlığı ve neliği sorununu fizik, biyoloji, psikoloji, tarih, antropoloji, sosyoloji ve sanat gibi disiplinler arası çerçevede tartışan bir felsefe alanıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zamanın Varlığı ve Neliği, “Zaman var mıdır yok mudur?”, “Zaman var ise, o halde nedir?”, “Zaman, devinim ve değişimle ilgili midir?”, “Zamanın canlı fizyolojisi üzerindeki etkileri nelerdir?”, “Zaman ve insan arasında nasıl bir ilişki vardır?”, “İnsan, zaman tasarımına nasıl ulaşır?”, “Zaman yalnızca saat ve takvimlerden mi ibarettir?” ve “İnsan bilinci olmadan, zamandan söz edilebilir mi?” vb. tarzdaki soruları felsefi bakış açısıyla soruştu- ran bir zaman felsefesi başvuru kitabıdır.</p>
<p>Kitapta okurlara rehber olması amacıyla açıklamalı ve özgün bir terimler sözlüğü bölümü de hazırlayan Ece Saraçoğlu, genel olarak zaman konusuna ilgi duyan, zaman felsefesine bir giriş yapmak isteyen ve zamanın ne olabileceğine dair fikir geliştirmek isteyen her alandan okuyucuyu Zamanın Varlığı ve Neliği’ni keşfetmeye çağırıyor.</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sapkınlar Gilbert Keith CHESTERTON</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/sapkinlar-gilbert-keith-chesterton/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 05:54:38 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=2985</guid>

					<description><![CDATA[Sapkınlar (Heretikler), Chesterton’un üstün olduğu bir başka edebiyat alanına aittir. Eğlenceyi seven ve girişken bir adam olmasına rağmen, ergenlik döneminde intihar düşünceleri de olan Chesterton, Hıristiyanlık’ta hayatta gördüğü ikilemlere ve paradokslara cevaplar aramıştır. Ortodoksluk da bu alana ait çalışmalarından biridir…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Büyük zihinsel yıkım devam edecek. Her şey reddedilecek. Her şey bir inanç olacak. Sokaktaki taşları inkâr etmek makul bir konudur; onları ileri sürmek dini bir dogma olacaktır. Hepimizin bir rüyada olduğu rasyonel bir tezdir; hepimizin uyanık oldu- ğunu söylemek mistik bir aklıselim olacak. İki ve ikinin dört yaptığına tanıklık etmek için yangınlar çıkacak. Yaz aylarında yaprakların yeşil olduğunu kanıtlamak için kılıçlar çekilecek. Sadece insan yaşamının inanılmaz erdemlerini ve akıllarını değil daha da  inanılmaz bir şeyi, yüzümüze bakan bu devasa imkânsız evreni savunmaya bırakılacağız. Görünür mucizeler için görünmezlermiş gibi savaşacağız. İmkânsız çimenlere ve gökyüzüne garip bir cesaretle bakacağız. Biz görmüş ve iman etmiş olanlardan olacağız.”</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aziz Thomas Aquinas Gilbert Keith CHESTERTON</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/aziz-thomas-aquinas-gilbert-keith-chesterton/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2020 14:02:24 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=2841</guid>

					<description><![CDATA[<p style="text-align: left;">“Aziz bir ilaçtır, çünkü o bir panzehirdir. Bir aziz genelde dünyanın ihmal ettiği şey her neyse onu abartarak dünyayı akıl sağlığına yeniden kavuşturur. İhmal edilen şey ise hiçbir şekilde her çağda aynı unsur değildir. Yine de her nesil kendi azizini içgüdüsel olarak arar ve o aziz, insanların istediği değil, ihtiyaç duyduğu şeydir.”</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Thomas Aquinas ortaçağ Hıristiyan felsefesine yaptığı önemli katkılarıyla bilinir. Onun kişiliği üzerinde çok durulur: Çok sakin, iri yarı bir adam olduğu ve saf görünümüyle insanları şaşırttığı halde ani çıkışları ve doğru tespitleriyle herkesin saygı duyduğu bir figürdür. Ailesinin nüfuzuna rağmen devlet işlerinde, imtiyazlı işlerde yer almak istememiş, hiç kimsenin pek düşünmediği keşişlikte ısrar etmiştir. Tanrı’nın ne olduğu, melekler, insanın doğası, Yunan felsefesi, özellikle Aristoteles hakkında önemli çalışmalar yapmış, Hıristiyan inancı ve Aristoteles felsefesi arasında kurduğu bağlantılar ilgi çekmiştir. Thomas, fikirleriyle Kilise’nin önemli figürlerinden biri olacak, hatta Kilise’nin yücelerinden sayılacaktır. Hayatı ilginç anekdotlarla doludur. Alçakgönüllülüğüyle tebarüz etmiş rahip, ayrıca <em>Aziz </em>ünvanı alarak Kilise’nin ölümsüzleri arasında yerini almıştır.</p>
<p style="text-align: left;">***</p>
<p style="text-align: left;">“Aziz bir ilaçtır, çünkü o bir panzehirdir. Bir aziz genelde dünyanın ihmal ettiği şey her neyse onu abartarak dünyayı akıl sağlığına yeniden kavuşturur. İhmal edilen şey ise hiçbir şekilde her çağda aynı unsur değildir. Yine de her nesil kendi azizini içgüdüsel olarak arar ve o aziz, insanların istediği değil, ihtiyaç duyduğu şeydir.”</p>
<p style="text-align: left;">***</p>
<p style="text-align: left;">“Thomas Aquinas, garip ve oldukça sembolik bir şekilde, zamanının uygar dünyasının merkezinde, o sırada Hıristiyanlığı kontrol eden güçlerin düğüm noktasında ortaya çıktı. Hepsiyle yakın bir bağlantısı vardı. Bütün bu din kavgası, bütün bu uluslararası kavga, ona bir aile kavgası gibi geliyordu.”</p>
<p style="text-align: left;">***</p>
<p style="text-align: left;">“Thomas Aquinas’ın insan aklını özgürleştiren en büyük kurtarıcılardan biri olduğu gerçeğini hiç kimseden daha fazla gizlemek mümkün olmayacak.”</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölü Beyaz AdamlarMatt Burriesci</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/olu-beyaz-adamlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 14:14:58 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=2214</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote>GELECEK, GEÇMİŞ KADAR GİZEMLİ DEĞİLDİR.</blockquote>
Bugüne ve geleceğe dair kaygılarını mucizevi bir şey olduğuna inandığı kızına anlatmaya çalışan bir baba.

Nasıl ahlaklı ya da iyi olunur?
Mutlu olmak mümkün mü?
Para her şey midir?
Bu yaşadığımız dünya gerçek mi?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Felsefe tarihinin en büyük düşünürleri, bir babanın gözünden kızına rehberlik etseydi ne olurdu?</p>
<p>Matt Burriesci, &#8220;Ölü Beyaz Adamlar&#8221;da Platon’dan Marx’a uzanan Batı felsefesini, kızı Violet için zamansız mektuplara dönüştürüyor.</p>
<p>Sahi, hızla değişen dijital çağın gürültüsünde geleneğin fısıltısını duymak ne kadar mümkün?</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÜÇ USTA: Sokrates, İsa ve Buda FrédérIc LENOIR</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/uc-usta-sokrates-isa-ve-buda-frederic-lenoir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2018 18:12:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=2120</guid>

					<description><![CDATA[Esas olan var olmak ise yaşamak bir sanattır. Sanat ki, bilgeler sorgulanarak ve kendi üzerinde çalışma yapılarak öğrenilir…
<blockquote><em>Buda, Sokrates ve İsa gerçekten var mıydı? Soru biraz garip gelebilir. Fakat tarihsel varoluşlarından kesin olarak emin olabilir miyiz? Yaşadıklarına dair kesin kanıtlar var mıdır? Cevabı, sorusu kadar çetrefillidir: Hayır!</em></blockquote>
Sokrates’in, İsa’nın ve Buda’nın yaşam biçimleri arasında güçlü benzerlikler vardır. Hepsi de çok büyük insanlardı ve üçü de övgülerden, zenginliklerden kaçtı. Bağımsız olmayı tercih ettiler ve bir yol gösterici oldular. İsa, bize insanın maddiyattan daha başka şeylere de ihtiyaç duyduğunu hatırlatır. Sokrates, bir insanın yalnızca doğruyu ararken ve cehaletten kaçmaya çabalarken her türlü çabayı sarf ettiğini söyler. Buda ise insanın yaşamının büyük anlamını meditasyon yaparak bulabileceğini, kendi üzerinde çalışarak ego yanılsamalarının üstesinden gelebileceğini anlatır. Varoluş mantığı, sahip olma eyleminden daha önemlidir.

Bize sorulan asıl soru şudur: İnsan, “sahip olma” ideali etrafında inşa edilmiş bir medeniyette diğerleri ile uyum içinde yaşayıp mutlu olabilir mi? Hayır! Buda, Sokrates ve İsa’dan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Para ve mal edinimi sadece araçtır. Sahip olma isteği, doğası gereği doyumsuzdur, yalnızca hayal kırıklığı ve şiddet üretir.

Bu “üç usta” bize yaşamayı öğretir. Onların mesajı, bireyin gelişimine odaklanır: Başkasına saygı duymak, kendini tanımak, aşk ve özgürlük. Ayrıca dini bir temele dayandırılsa da asla dogmatik değildir, her zaman kalpten gelir…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boynuzlanmanın ve İflasın Türleri Charles Fourier</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/boynuzlanmanin-ve-iflasin-turleri-charles-fourier/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Apr 2017 20:53:22 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=1665</guid>

					<description><![CDATA[Bu kitap aslında Fransız ütopik sosyalistlerin en ünlülerinden biri olan Charles Fourier’in Boynuzlanmanın Hiyerarşisi ve İflasın Hiyerarşisi adlı iki önemli çalışmasının bir araya getirilmiş halidir. Bu iki ilginç araştırmasında Fourier evlilik ve ticarete odaklanırken, hepimizin aşina olduğu iki konuyu tüm ayrıntılarıyla sınıflandırıyor; ki kendisi de iflas ederek tüm serveti yitirenlerden biridir.

Ev içi cinsel ilişkiler ile ekonomik alandaki hiyerarşileri, yani medeniyetin aldatanlarını ve aldatılanlarını mizahi bir alaycılıkla teşhir eden Fourier için, boynuzlanmak önemsiz bir şaka değil, aslında tutkuların baskılandığı, kadınların evlilik ve tekeşlilik kurumları aracılığıyla kısıtlandığı burjuva toplumundaki ciddi arızanın bir göstergesidir. Onun bu sivri gözlemleri de aslında başka bir dünyaya kapı açma çabalarını biçimlendiriyor.

Boynuzlanmanın ve İflasın Türleri adlı bu küçük, ama değerli çalışma finans sektörünün hiçbir kural tanımadan halkı soyuşuna ve cinsel ilişkilerin aşırı düzenlendiği medeniyetin ikiyüzlülüğüne yönelik sert eleştiriler içermekte.

Okuyacaklarınızın bir tür hayat bilgisi olduğunu unutmayın.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değme Noktası Demet Kurtoğlu Taşdelen</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/degme-noktasi-demet-kurtoglu-tasdelen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Sep 2017 23:34:22 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=1891</guid>

					<description><![CDATA[<strong>Yaşama Dokunan Konuşmalar</strong>

Ve İnsanoğlu yeryüzüne vardığı zaman soyunuk olmadığını öğrenmek zorunda kaldı.

Değme Noktası, felsefi düşüncelerin günlük yaşamın içinde nasıl özümsendiğine dair bir yapıt. Yazmaktan, anlatmaktan, anlamlandırmaktan, sözcük türetmek ve kavram yaratmaktan, özgür ve cesurca felsefe yapmaktan çekinmeyen Demet Kurtoğlu Taşdelen, bu kitapla felsefenin kişisel yaşamlarda işe yaradığını kanıtlıyor.

Değme Noktası ile birlikte kişinin kendisini cesurca sorgulamasının ne demek olduğunu bizzat yaşayacak, duygu ve düşünceler aracılığıyla başkalarının yaşamlarına nasıl dokunabileceğinizi görecek, yaşam deneyimlerini anlamlandırmanın örnekleriyle karşılaşacaksınız. Bu kitap ayrıca bir değişim-dönüşüm çağrısıdır. Okuyacağınız her yazı sorgulamalar ve yüzleşmelerle sizi de soyunuk bırakarak yaşamla dans etmeye davet ediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şimdiki Çağ: Başkaldırının Ölümü Üzerine Soren Kierkegaard</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/simdiki-cag-baskaldirinin-olumu-uzerine-soren-kierkegaard/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 May 2017 18:46:28 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=1845</guid>

					<description><![CDATA[&#160;
<blockquote>Kierkegaard’ın gözünden tarihin en kritik dönemeçlerinden birine tanıklık etme imkânı sunan <em>Şimdiki Çağ: Başkaldırının Ölümü Üzerine</em>, bugün hâlâ güncelliğini koruyan sorular sormaya devam ediyor.</blockquote>
&#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ludwig Wittgenstein’ın “19. yüzyılın en önemli düşünürü” olarak nitelediği Kierkegaard, <em>Şimdiki Çağ: Başkaldırının Ölümü Üzerine</em>’de medyanın gücünü felsefi göster­gelerle ortaya koyuyor.</p>
<p>Kierkegaard, devrimlerin ve tutkuların çağına karşılık kendi dönemini “reklam ve tanıtım çağı” olarak tanımlar. Yıkımla birlikte yeni bir düzen kurma iddiası taşıyan devrimler çağının aksine, reklam ve tanıtım çağında tüm insani deneyimler hiçleştirilmiş, birey ise “düzleyicilik” olarak adlandırdığı bu süreçte yok edilmiştir. Artık “halk” kavramından söz etmek pek mümkün değildir; filozofa göre asıl önemli olan, bireyin otoriteyle kurduğu ilişki ve kendi varoluşunun sorumluluğunu üstlenebilme kapasitesidir.</p>
<p>İktidar aygıtlarının yasaklamaktansa dönüştürmeyi, yok etmektense içermeyi, bastırmaktansa kışkırtmayı hedefleyen modernleşme eğilimini sezen ilk düşünürlerden biridir Kierkegaard. Bu nedenle, geleneksel muhalefet etme biçimleri değişmediği sürece “başkaldırı” fikrinin olanaklı hiçbir tarafı yoktur onun nezdinde. Ancak, çizdiği bu karamsar tablo bir teslimiyet çağrısı anlamına gelmez; aksine, otorite kavramı üzerine derinlemesine düşünmeleri için ardıllarını tahrik etmek istiyor gibidir.</p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zamanın Dışına Kaçış &#8211; Bir Dada Günlüğü Hugo Ball</title>
		<link>https://parisyayinlari.com/magaza/zamanin-disina-kacis-bir-dada-gunlugu-hugo-ball/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Paris]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Apr 2018 20:48:54 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://parisyayinlari.com/?post_type=product&#038;p=1966</guid>

					<description><![CDATA[<blockquote>
<p class="p1"><span class="s1">Yayımlanma tarihinden 90 yıl sonra Paris Yayınları’yla ilk kez Türkçe’ye çevrilerek okuyucuyla buluşan <i>Die Flucht aus der Zeit</i>; Ball’un iç dünyasını, ruhundaki Dadaizm harelerini, hayatının on yıllık kesitinde yaşadığı her anıyı, tanıştığı her insanı, birinci ağızdan ve o dönemin gerçekleriyle sunarak sizi zamanın dışına kaçırıyor.</span></p>
</blockquote>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Haysiyetsizliğin ve çürümüş değerlerin çağında, bir garip kelime fırladı ağızlardan: Dada! 20. yüzyılın en önemli sanat akımlarından birinin babası olan Hugo Ball, Dada’yı ahlakın ve çokluğun ölüm fermanı olarak adlandırıyordu. Dada her şeyin dışındaydı. Ve Dada her şeydi. Hayata ve sanata dair demeçler veren entelektüel burjuva beyefendilerinin kasıntı yakalıklarını koparıp atan, ütülü ceketlerini bozan, saçlarını dağıtan bir kasırgaydı. Dada’yla birlikte varoluştan beri omuzlara yüklenen “insan olma” misyonu, özellikle savaşın hüküm sürdüğü bu devirde, yeniden sorgulanıyordu.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Doğanın saflığını ve kuralsızlığını ilke edinerek kalıplaşmış yargılara ve yüzeyselliğe karşı çıkan Dada akımı, fütürizm ile benzerlik göstererek sürrealizme kapı aralamıştır. Kullandığı karışık teknik ve kolaj çalışmalarıyla modern sanatın şekillenmesine önayak olmuştur.</span></p>

    <div class="xs_social_share_widget xs_share_url after_content 		main_content  wslu-style-1 wslu-share-box-shaped wslu-fill-colored wslu-none wslu-share-horizontal wslu-theme-font-no wslu-main_content">

		
        <ul>
			        </ul>
    </div> 
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
